Telefon: 0212 5947279 Mail: info@aktastel.com
  • 0212 5947279

    aktastel.com

  • Cebeci mah 2601 sokak no 16 SULTANGAZİ/istanbul

  • Çalışma Saatleri

    Hafta İçi: 09.00 - 18.00
    Cumartesi : 09.00 - 14.00

Demir Çelik Piyasası

Demir Çelik Piyasası

Demir Çelik Piyasası

Sanayi devrimi öncesinde olduğu gibi sonrasında ve modern ekonomide de ana ham maddeler arasında demir ve çelik en başta geliyor.


Sanayi devrimi öncesinde olduğu gibi sonrasında ve modern ekonomide de ana ham maddeler arasında demir ve çelik en başta geliyor.

Birçok sektörde ana ham madde olması sebebiyle başat durumunda.

Söz konusu sektörlerde demir-çelik, sanayinin hem “lokomotifi” hem motoru hem motorun yakıtı mahiyetinde.

Ham çelik üretimi 2000'li yıllarla beraber hem ülkemizde hem dünyada artış gösterdi. Baş rolünü ise Çin oynadı.

2005-2015 yılları arasında dünya çelik üretim kapasitesinde kaydedilen 1 milyar ton/yıllık artışın yaklaşık %80'ini Çin gerçekleştirdi. Halihazırda da bu durum değişmedi.

Türkiye 8.sırada…

Son 15 yılda Türkiye demir çelik sektöründe hızlı büyüyen ülkelerden biri.

2000 yılı itibariyle Türkiye'nin yaklaşık ham çelik üretim kapasitesi 20 milyon tondu.

Yapısal ve yassı çelik yatırımlarının artmasıyla 2015 sonunda toplam kapasitemiz 50 milyon ton seviyesini yakaladı.

Bu da haliyle dünya sıralamamıza yansıdı. 2000 yılında dünya çelik üretiminde 17.sırada yer alan Türkiye, 2016 sonu itibariyle 8.sırada kendine yer buldu.

Türkiye'nin ham çelik üretimi 2016'nın ilk çeyreğinde 7,6 milyon ton olurken; 2017'nin aynı dönemindeki üretimi % 15 artışla 8,7 milyon ton olarak gerçekleşti.

2017'nin ilk çeyreğinde Türkiye'nin çelik ithalatı azaldı. (4 milyon ton)

Aynı dönemdeki ihracatımız ise artış gösterdi. Ve 5,2 milyon ton olarak gerçekleşti.

Dünya üretiminde Çin'in etkisi…

2000'li yıllarla beraber küresel piyasalara açılması ve devlet desteklerinin (özellikle inşaat sektöründe) etkisiyle çelik sektörü, Çin'de önemli ölçüde büyüdü. 10 yıllık bir dönüşüm sonucunda dünya çelik üretiminin % 80'lik payını gerçekleştirme yeteneğini kazandı.

Küresel Ham Çelik Üretiminde İlk 10 Ülke (milyon ton)

 

2013

2014

2015

2016

Pay (%)

ÇİN

779,0

822,8

803,8

808,4

50,4

JAPONYA

110,6

110,7

105,2

104,8

6,5

HİNDİSTAN

81,2

87,3

89,4

95,6

6,0

ABD

86,9

88,2

78,8

78,6

4,9

RUSYA

68,7

71,5

70,9

70,8

4,4

G.KORE

66,1

71,5

69,7

68,6

4,3

ALMANYA

42,6

42,9

42,7

42,1

2,6

TÜRKİYE

34,7

34,0

31,5

33,2

2,1

BREZİLYA

34,2

33,9

33,3

30,2

1,9

UKRAYNA

32,8

27,2

23,0

24,2

1,5

DÜNYA

1.606,0

1.669,9

1.620,9

1.628,0

100,0


2016 yılında dünya genelinde toplam ham çelik üretimi 1.628 milyon ton. Bunun 808 milyon tonunu Çin tek başına gerçekleştirdi.

2016 yılının ilk çeyreğindeki Çin üretimi 385 milyon ton. 2017'nin aynı dönemindeki üretimi ise 201 milyon ton. Yaklaşık % 47,8'lik bir düşüş var.

Çelik sektörünün geleceği…

2016 sonu itibariyle yükseliş gösteren çelik fiyatlarının önemli belirleyici konumunda Çin yer alıyor.

Çin ve ekonomisini izlemek dünya çelik fiyatlarının seyrini ve seviyesini çözmek anlamına geliyor.

Çin'in iç tüketimindeki artış 2016 için piyasa fiyatlarına da aynı oranda ve doğrultuda yansıdı.

2016 yılında izlenen gevşek para politikaları ve inşaat sektöründeki canlanmayla birlikte Çin'de demir-çelik talebi arttı. Bu da hammadde fiyatlarının yükselmesine sebep oldu. Ve 2016 sonunda demir cevheri fiyatlarını yıllık bazda iki katına çıkardı.

2017'nin ilk çeyreği itibariyle dünya genelinde üreticiler kapasite düşürdü. Bunun başlıca sebebi Çin'deki yüksek stok ve Çin iç talebinde düşüşün söz konusu olması.

Yani; demir çelik sektöründe Çin'de talep artarsa, fiyat yükselir dolayısıyla sektör de durum düzeltmesi yapar…

Talep zayıflarsa, fiyatlar baskı altında kalır. Yani fiyatlar ya yükselmez, aynı seviyede kalır; yahut düşer.

Yani Çin'deki arz-talep dengesi önem arz ediyor…

Ne yapmalıyız…

Yukarıda verdiğim bilgiler çelik sektöründe önemli bir noktaya geldiğimizi gösteriyor.

Ancak kanaatimce Çin, ABD, Japonya gibi ülkelerle baş etmenin yolu farklı bir yöntemden geçiyor…

Rekabetçilik unsurunu göz önünde bulundurarak uzun dönemli sürdürülebilir, farklı teknoloji ve farklı üretim politika ve tekniklerini geliştirmemiz gerekiyor.

Yani mutlaka Ar-Ge…

Başat rol için; daha çok ve daha büyük pazar payı için ana ve kilit unsur da bu…